SUCCESSION: Taht kavgasında sona geldik.

Succession’ımıza 28 Mayıs itibariyle – başka birçok şeye veda ettiğimiz gibi- veda etmiş bulunuyoruz. Beş yıldır bize keyiften kafayı yedirten diyalogları, yaratıcı kurguları ve kalp atışımızı 120’ye çıkaran oyunculuklarıyla koca bir taht kavgası sona erdi. Hepsinden de önemlisi izleyicisini aptal yerine koymayan tam tersi onların da kafasını çalıştıran bu serinin sonuna geldik. Keşke dizinin yaratıcısı Jesse Armstrong da bunları duyabilse diyerek, körler sağırlar birbirini ağırlar moduyla yazıma giriş yapıyorum.

“Mekanı cennet olmasa mı?” dediklerimiz: Logan Roy

10 üzerinden 9,3 IMDB izleyici puanını kaparak en beğenilen sezonunu tamamlayan Succession, bu final sezonunda çizdiği zikzaklarla gözyaşlarımız pıt yaparak sona erdi. Final sezonu üçüncü bölümüyle bütün sezonu zirveye taşıdı diyebiliriz. 10 bölümlük bir sezon için üçüncü bölümde Logan Roy’u öldürmek hem de bunu bambaşka bir bakış açısıyla yapmaları unutulmaz kıldı. Vefakat bu bölümden sonra sezonun bazı bölümlerinin akmadığını söylemek yerinde olur sanırım. Logan Roy’un boşluğu yaratılan yeni diyaloglarla dolmadı benim için. Alexander Skarsgard’ın oynadığı Lukas Mattson ise çok arada kaldı, ne yükselebildi ne düşebildi… Kötülük de bir yetenek, safi kötü olmamak hele ayrı bir kategori. Keşke daha detaylı bir karakter olarak görebilseydik Skarsgard’ı.

Sadece aşermeyen hamileler de vardır.

Sezonla ilgili aklımda kalan bir detay da hamile Shiv’i hamile etiketi olmadan izlemek oldu. Gerçek hayatta da hamile olan Sarah Snook için muhtemelen senaryoda hamile rolü yoktu bile. İzlediğimiz dizilerden farklı olarak Shiv karakterinin hamile olması sadece küçük bir detay olarak verildi bize. Ne CEO yarışında, ne kardeş mücadelesinde, ne de evliliğinde hamileliği belirleyici bir faktör olmadı. Bize hamileliği kadınların sadece kustuğu ve aşerdiği bir çeşit işkence olarak yansıtmadılar. Ayrıcalıklı beyaz erkekleri izlediğimiz bir dizide bir kadın olarak Shiv’i izlemekse bambaşka bir deneyim oluyor. Belki başka bir yazıya da bahane olur bu his.

Jeremy Strong’un metod oyunculuğu “out” mu dersiniz? 

Belki hatırlarsınız, geçtiğimiz sezonlarda Jeremy Strong’un (Kendall Roy) metod oyunculuğu çok fazla gündemdeydi. Strong’un çekimlerden sonra dahi özel hayatını Kendall Roy karakterinde devam ettirmesi çok tartışılmıştı. Dizinin final yapması en çok yakın çevresini mutlu etmiş olsa gerek. 

Fakat final sezonunda Sarah Snook (Shiv Roy) ve Keiran Culkin (Roman Roy) oyunculuklarıyla açık ara öne geçti. Belli ki ödül sezonunda Jeremy Strong’u tokatlayıp geçecekler. Babasını kaybeden Shiv ve hiçbir zaman şirketin başına geçemeyeceği için acı çeken Roman anları uzun bir süre daha akıllarda kalacak belli ki. 

Kazananlar, kaybedenler…

Final bölümüne dair en çok sorulan soru “Kim kazanacak?” oldu. Çok fazla insan, çok fazla tahminde bulundu. Ben tahminde bulunmamayı tercih edenlerden oldum. Her ne kadar daha havalı bir noktadan “Aslında herkes kaybetti.” demek mümkünse de küçük bir dedikodu parantezi açarak listemi paylaşmak isterim:

Kazananlar

Japon yapıştırıcıyla üzerine yapışmadığı sürece kaybedeceği bir CEO koltuğuna sahip TOM

İnek desenli koltuğuyla Logan’ın evine konan WILLA

“We’re nothing” diyerek varoloşunu tamamlayan ROMAN

Kendall’a “Yallah!” diyen JESSE

Kaybedenler

Parayla saadet olmayacağını anlayan KENDALL

Tom’un elini dahi tutmaktan çekinen ama onun gücünden beslenmek isteyen ve artık annesinin bir kopyası olan SHIV

Büyükelçi de olsa hiçbir zaman yönetemeyeceği tek toprak olan Willa ile evlenen CONNOR

Her daim Tom’un tuvalete çekip tokatlayacağı kişi olması garantilenen GREG

Çok Önemli: Yeni CEO’muzun telefonu ne olacak?

İzlerken dinlenmekten ziyade yorulmaktan keyif aldığım Succession’a hoşçakal deme vakti. Anlamadığım diyaloglarını tekrar başa sardığım, fan yorumlarını ezber ettiğim, bilgisayarıma arka plan yaptığım bu diziyi aklıma düşürdüğüm sahneleriyle şimdilik rafa kaldırıyorum. Ve aklımdaki şu soruyla kapıyorum yazıyı: Yeni CEO’muz Tom’un iPhone’u olacak mı?


Kısa bir not….

Ah bir de unutmadan, 4. sezon müzikleri de finalden bir gün sonra yayınlandı. Acilen favori oynatma listeniz yapacağınız bu listeyi takip etmelisiniz. Serinin muhteşem müziklerini yapan Nicholas Britell her zamanki gibi yürekleri dağlıyor, akla düşen sahnelere işlediği notaların da hakkı ödenmiyor.