Izzie karakteriyle “Grey’s Anatomy” fanlarını bolca ağlatan Katherine Heigl ve diziye ismini veren Meredith Grey karakteriyle Ellen Pompeo sekiz yıl aradan sonra bir araya geldi. Biraz biraz “Küsler mi” dedikodularını bastıran ama neden yıllardır görüşmediklerini anlamadığımız bir sohbetle Actors on Actors‘ın yeni bölümünde elli beş dakikalığına da olsa hayatımıza geri döndüler. Seneler içinde birçok karakterini kaybeden diziden Katherine Heigl altıncı sezonun ardından ayrılmıştı. 19. sezon itibariyle ayrılma sırası şimdi de Ellen Pompeo’da.
Meredith üzgün mü dersiniz?
Diziden ayrılma kararı alan Ellen Pompeo’ya “Üzgün müsün?” sorusu geldiğinde, “Üzülme aşamasını çoktan geçtim artık.” diyor. Grey’s Anatomy’den ayrılmak onun için bir başarı kriteri haline gelmiş durumda. Pompeo, artık dizide Meredith Grey’in bir çatışmasının bile kalmadığını söylüyor: Sevmeyi tekrardan öğrendi, çocukları oldu, kariyerinde yükseldi… Ama küçük bir spoiler’ımız var. Dizinin finali onu da içerecek şekilde kurgulanmış ve de son sezona ara ara konuk olacakmış. Sıradaki projesi Hulu için çekeceği “Orphan” olacak, 18 yıl sonra ilk defa farklı bir karakteri oynamanın heyecanı var üzerinde. Ayrılığın getirdiği duygusallıkla bezeli bir sohbet beklerken bir anda komik set anılarında buluyoruz kendimizi.
Grey’s Anatomy’nin bir çiftliği var, çiftliğinde geyikleri var…

Absürt bir şekilde set anılarının birçoğunun içinde bir hayvan bulunuyor 🙂 Ameliyat sahnelerinde kullandıkları kadavralar, aslanlar derken geliyoruz geyiğe. Muhtemelen Izzie’nin bir geyiğin hayatını kurtardığı o sahneyi hatırlıyorsunuzdur. Bilmeyenler için buyrunuz tıklayınız. Özetle, bir anda acilin kapısında küçük bir çocuk belirir ve geyiğinin ölmek üzere olduğunu söyler. O kaosun içinde onu ciddiye alan tek kişi tabii ki de Izzie olur ve geyiği hayata döndürmek için uğraşır. Aynı sahnenin Doktorlar versiyonunda Hasan’la bir kuzu arasında geçtiğini hatırlayabilirsiniz 🙂 Peki bu geyik neden bu sohbetin konusu olsun? Meğersem Heigl başka bir projesinde aynı geyikle tekrar çalışmış. Bizim geyik baya profesyonel oyuncu çıkmış diyebiliriz bence. Aslanın dahi konuk oyuncu olduğu Grey’s Anatomy için “19. sezonunda olan dizide bir zürafa bile olsa saçma kaçmazdı” diyerek konuya noktayı Pompeo koyuyor.
Kimse Katherine Heigl’a nasıl sevişileceğini anlatamaz -mı?
Belki aşinasınızdır, Hollywood’da son dönem ortaya çıkan yeni bir iş tanımı var: Intimacy Coordinator. Bunu türkçeye nasıl doğru çevirmek gerekir bilmiyorum ama ilişki koordinatörü diyebiliriz sanırım. Özetle fiziki yakınlaşma gerektiren sahnelerin nasıl olması gerektiğini gösteren, özellikle kadınların birer cinsel obje haline gelmesinin önüne geçen bir sistem. Ben bunu ilk olarak Normal People dizisinde duymuştum. Katherine de ilk defa Firefly Lane dizisinin setinde çalışmış bir koordinatörle. Başlarda “Ben Hollywood’un eskilerindenim nasıl yiyişileceğini bana öğretmen gerekmiyor” gibi üstten bir noktadan bakıyorken bir anda koordinatörün yönetmenin yanında durup bazı sahnelerin çekilmesine engel olduğunu görünce onu koruduğunu anlamış. Özellikle dizideki genç oyuncular için oldukça önemli bir detay. Genç yaşta yer aldığı yakınlaşma sahnelerinden dolayı birçok travma yaşayan oyuncu var. Umarım bu artık her setin içerisinde mecbur tutulan bir pozisyon olur.
Nasıl bir “Pick me girl” olunur?

Gelelim başka ikonik sahneye. Yani Meredith Grey’in sonradan evleneceği adam olan Derek Shephard’a “Pick me, choose me, love me” diye yalvardığı sahneye. İzlerken dişlerimi sıktığım, “Bunu da yapmana gerek yoktu, bu adam seni hak etmiyor be” dediğim bu sahne artık sözlüklerde yerini buldu desek yeridir. Bu sahnenin ardından “Pick me girl” diye bir tanım giriyor sektör literatürüne. Peki kimlere pick me girl deniyor? “Diğer kızlar gibi olmadığını ima ederek erkeklerin onayını arayan kızlar” diye bir tanım var internette. Üzücü ve de ötesi. Allah düşmanımın başına vermesin dediğimiz bu sahneyi çekerken Meredith Grey’in ağlamaları da aslında gerçekmiş. “Bu sahneyi çekmemek için çok çaba verdim ama olmadı, sahneyi çekerken de bir erkeğe yalvarıyor olmanın verdiği sinirle gerçekten de ağladım” diyor.
Tarafını seç: Kurban mısın, kötü kadın mısın?
Geldik sohbetin en cıvcıklı kısmına… Bir noktada Ellen, Katherine’e “Kadınlara layık görülen iki rol var: kurban ya da kötü kadın. Ve kurban olan kadınlar, yalnızca kötü kadın olmaya cesaretleri olmadığı için kurbandır.” diyor.
Biraz biraz geriye dönüp Ellen ve Katherine’nin kurbanlıkla kötü kadınlık arasında gidip geldiği anlarını bulabiliriz. Mesela Ellen’ın Hollywood Reporter’da yayınlanan bir haberine ışınlanalım. Sektördeki erkek oyunculara göre kadınların daha düşük ücret aldığını ve hak ettiği parayı alabilmek için verdiği mücadeleyi anlatıyor. Baya enteresan bir makale, okumak isteyenler için buyrunuz. Bu haberin ardından menajeri onu arayıp “Artık popüler olmamaya, sette en az sevilen insan olmaya hazır mısın?” diyor. Pompeo bu noktada “Eğer bazı insanların seni sevmemesi gerçeğini kabullenmezsen kurban olursun, ben olmadım” diyor.
Bir yandan da Grey’s Anatomy’den ayrıldıktan sonra dizinin yaratıcısına dair yaptığı olumsuz açıklamalarla, 2008’de aday gösterildiği Emmy’den bu adaylığı elde edecek bir ürün ortaya çıkarmadığını söyleyip çekilmesiyle giderek daha az sevilen bir Katherine Heigl var. Hele ki bir röportajında da rol aldığı Knocked Up filmini seksist bulduğunu söyleyince baya baya dışlanır hale geliyor, ta ki Firefly Lane dizisini çekene kadar. Bu süreçte o kadar çok eleştiriye maruz kalıyor ki bir yerden sonra insanların kötü insan, nankör insan tanımlamalarına inanıyor. Ta ki kimseyi dinlememesi gerektiğinin farkına varıncaya dek. Yani kötü kadın olmakla bir problemi olmayıncaya dek.
İnsanın “Kötü kadın” etiketini üzerine giyme noktasında cesarete ihtiyacı olduğu konusunda Pompeo ile bazı konularda hemfikir olabiliriz. Fakat her iki oyuncunun da hikayelerine dönüp baktığımızda ayrıcalıklı bir konumda olmalarının onlara verdiği cesareti atlamamak lazım. Hiçbir kadını kurban pozisyonunda görmek istememekle birlikte kurban durumunda olanların elinden tutup gereken o “cesareti” vermemiz gerekiyor.
Meredith Grey’e veda
Sohbet boyunca Ellen Pompeo’nun sürekli hayattan aldığı dersleri anlatması insanı sıksa da Katherine Heigl’ın yüksek enerjisi boşluğu dolduruyor. Bu sohbet Hollywood’a erken yaşta girip orada büyüyerek orta yaşa gelmiş iki kadının farkındalıkları, egoları ve anıları ile dolu. İlk bölümünün neredeyse yayınlanmayarak iptal edileceği Grey’s Anatomy iyi ki yayınlanmış, iyi ki 18 senedir de hayatımızda diyorum. Diziye dair tonlarca eleştirim olabilir ama ben onu yine de kötü gün dizisi olarak sarıp sarmalaya devam edeceğim.



